Her bölümde bir kalite birim sorumlusu belirlenerek özellikle mümkün olduğunca bu kişinin bu toplantılara katılımının sağlanması, bölüm tarafından kalite standartlarının takibi ve bölümün bu standartlara göre uyumu açısından ve yapılacak dış kalite denetimlerinde başarılı olmak için faydalı olacaktır.
Yanıtlayan: Prof. Dr. Ufuk Usta
Yayınlanma tarihi: 14.11.2025
Kalite kontrol çalışmaları patoloji uzmanı sorumluluğunda laboratuvar sürecinin güvenilirliğini sağlamak, istenen amaca uygun nitelikte sonuç verdiğini test etmek ve kontrol altında tutmak amacı ile gerçekleştirilen uygulamalardır. Patolojik numuneler düzenli aralıklarla, kesit kalitesi, doku tespiti, doku takibi, kesit kalınlığı, bıçak izi, boyama kalitesi gibi süreçler açısından örneklem üzerinden sorumlu teknisyen tarafından değerlendirilerek kayıt altına alınmalıdır. Teknisyen tarafından yapılan değerlendirme uzman hekim tarafından kontrol edilmeli ve onaylanmalıdır. İmkânlar el veriyorsa dijital barkod sistemleri ile imkânların yeterli olmadığı durumlarda her aşamada tutulan izlem formları ve kodlamalar ile patoloji örneğinin laboratuvar içerisinde seyahatinin izlenebilirliği sağlanmalıdır.
Özel teknikler ile çalışılan testlerin kalite kontrol çalışmaları yapılmalıdır. Histokimyasal, immünohistokimyasal, FISH ve moleküler patoloji testlerinde her çalışmada pozitif ve negatif kalite kontrol çalışması yapılmalıdır. Histokimya ve immünohistokimyasal boyamada önceden pozitif olduğu saptanmış kesitler aynı boyama sırasında veya internal kontrol dokusu içeren örnekler pozitif kontrol olarak kullanılabilir. İmmünohistokimyasal boyamada ayrıca tek bir negatif kontrol lamı da aynı seansta boyanmalıdır. Kontrol kesitleri arşivlenerek saklanmalıdır.
Patoloji laboratuvarına gelen materyal içinde histokimyasal ve immünohistokimyasal boyama çalışması gerektiren vakalar patolog tarafından tespit edilir. Vakayı en iyi temsil ettiği düşünülen ve mümkünse boyalar için iç kontrol bulunduran lam patolog tarafından seçilir. Lam üzerinde ilgili alan işaretlenir. Patoloji teknikerine lama ait bloğu seçmesi için verilir. Blok seçildikten sonra uygun lama kesit alınır. İç kontrolü olmayan vakalarda daha önceden saptanmış uygun vakalardan kontrol bloğu seçilir. Bu bloklardan yapılan kesitler aynı lamın üzerine alınır. Boyama işleminden sonra pozitif kontrol ve hastaya ait kesit birlikte değerlendirilir. Pozitif kontrolde beklenen boyanma olmaz ise uygulanan yöntem gözden geçirilir. Boyama aşamalarında gerekli değişikliğe gidilerek doğru sonuca ulaşana kadar tekrar edilir.
Yanıtlayan: Prof. Dr. Ufuk Usta
Yayınlanma tarihi: 14.11.2025
Sağlık hizmetinde yer alan sağlık personelinin çeşitli çalışma şekilleri vardır. Bunlar Sağlık Bakanlığına bağlı bir hastanede, özel veya Devlete ait bir üniversitede ya da mesleğin serbest icrası kapsamında özel bir laboratuarda çalışmadır. Görüleceği üzere bu farklı çalışma şekillerine göre patolog, farklı yasal mevzuata tabi olacaktır. Sağlık Bakanlığına bağlı bir hastanede çalışıyorsa 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa, üniversitede çalışıyorsa 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa ve mesleğini serbest olarak icra ediyorsa ve iş sözleşmesi söz konusu ise 4857 sayılı İş Kanuna tabi olacaktır. Bu mevzuat sadece Kanun ile sınırlı kalmamakta her Kanunun uygulamasını gösteren bir çok Yönetmelik, Genelge, Yönerge gibi alt mevzuat bulunmaktadır. Sağlık alanı özelinde yasal mevzuat oldukça karışık ve geniştir. Bu nedenle her patoloğun kendi çalışma statüsü özelinde pozisyonuna bağlı mevzuatı gözden geçirmesinde fayda görülmektedir.
Etik yönden ise her hekimi bağlayıcı olan temel yasal düzenleme 19.02.1960 tarih ve 10436 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ve halen yürürlükte olan Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’dür. Bu Tüzüğün birinci maddesi şöyle düzenlenmiştir: “Tabip ve diş tabiplerinin, deontoloji bakımından riayetle mükellef oldukları kaide ve esaslar bu Nizamnamede gösterilmiştir.” Bu Tüzük alanında tek mevzuat olarak yürürlükte olup oldukça ayrıntılı düzenlenmiştir.
Tüzük 4 kısımdan oluşmaktadır.
Bu Tüzük alanında tek mevzuat olarak yürürlükte olup oldukça ayrıntılı düzenlenmiştir. Hem hekimlerin kendi aralarındaki hem diğer sağlık personeli ile aralarındaki hem de genel olarak etik ve deontolojik kuralların net olarak belirtildiği bir mevzuatın her sağlık personeli tarafından bilinmesi mesleğin icrasındaki etik ve deontolojik davranışlar için önem arz etmektedir.
Yanıtlayan: Av. Abdullah Hızal
Yayın tarihi: 14.11.2025
Hastaların kendilerine uygulanacak tıbbi işlemler nedeniyle bilgilendirilmeleri hem Biyoloji Ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları Ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi: İnsan Hakları Ve Biyotip Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun gereği bir iç hukuk kuralı haline gelen Biyotıp Sözleşmesinin 5-9. Maddeleri ile Hasta Hakları Yönetmeliğinin15. Maddesinde ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere gore her hastanın;
a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi,
c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
ç) Muhtemel komplikasyonları,
d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri,
e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri,
f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,
g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği,
hususlarında bilgilendirilmeleri gerekmektedir.
Patoloji uzmanlık alanı özelinde ise belirtilen hususlara ilişkin net bir girişimsel işlem olmadığından hastanın onamı sadece Sitopatolojik incelemeler sırasında alınmalıdır. Bu onamda da sitopatolojik inceleme nedeniyle ince uçlu bir iğne ile lezyon bölgesine bir veya birden fazla giriş yapılacağı ve bu işlemin olası komplikasyonlarının neler olduğunun ve böyle bir komplikasyonun ortaya çıkması halinde hastanın neler yapması gerektiğinin belirtilmesi yeterli olacaktır.
Yanıtlayan: Av. Abdullah Hızal
Yayın tarihi: 14.11.2025
Öncelikle bu kurumların tanımlarına bakmak gerekir.
Görüleceği üzere en dar anlamda Patoloji Federasyonuna bağlı olan Dernekler (Anadolu, Ankara, Çukurova, Ege, Türk ve Sitopatoloji) patoloji uzmanlarının uzmanlık alanları özelinde kendi meslektaşları ile mesleki dayanışma içinde bulunacağı en önemli sivil toplum örgütüdür. Bu nedenle bir patoloji uzmanının öncelikle kendi uzmanlık alanında mesleki dayanışma ile bilgi ve tecrübe paylaşımı yaptıkları bu Derneklere, devamında Tabip Odasına, devamında da eğer arzu ediyorsa sağlık hizmet sınıfında yer alan bir Sendikaya üye olmalarının yerinde bir karar olacağı değerlendirilmektedir.
Yanıtlayan: Av. Abdullah Hızal
Yayın tarihi: 14.11.2025
Tıbbi Laboratuvar Hizmetleri ve İleri Teknoloji Tıbbi Laboratuvar Uygulamaları Hakkında Yönetmeliğin 9. Maddesinde Yöntmelik kapsamında açılmasına izin verilecek olan tıbbi laboratuarlar şöyle sınıflandırılmıştır.
a) Tıbbi biyokimya laboratuvarı.
b) Tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarı.
c) Tıbbi patoloji laboratuvarı.
ç) Tıbbi genetik laboratuvarı.
d) Doku tipleme laboratuvarı.
Bu laboratuarların nasıl ve hangi fiziki ve tıbbi koşullarda açılacağı da Yönetmelik kapsamında belirtilmiştir. Buna göre moleküler patoloji olarak ayrı bir laboratuar tanımlanmamıştır. Dolayısıyla moleküler patoloji laboratuarının açılmasında patoloji laboratuarının açılmasındaki kriterlerin aranacağı anlaşılmaktadır.
Ek olarak belirtmek gerekirse, bu durum Yönetmeliğin Fiziki kriterler başlıklı 10/6-ç fıkrasında şöyle düzenlenmiştir.
e) Tıbbi patoloji laboratuvarında moleküler tetkikler çalışılması halinde, PCR (Polymerase Chain Reaction) işlemi için izolasyon ve amplifikasyon alanı, FISH (Floresan In Situ Hibridizasyon) hazırlama ve değerlendirme odası bulundurulur.
Yönetmeliğin bu düzenlemesine göre patoloji laboratuarında moleküler tetkiklerin çalışılması halinde ek olarak fiziki bazı ek kriterler getirilmiştir. Eğer bir patoloji laboratuarında moleküler tetkik çalışılacaksa ruhsat başvurusunda bu durumun ayrıca belirtilmesi gerekecektir.
Yanıtlayan: Av. Abdullah Hızal
Yayın tarihi: 14.11.2025
Patoloji laboratuvarı açılabilmesinin koşulları, 24 Ekim 2025 tarih ve 33057 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Tıbbi Laboratuvar Hizmetleri Ve İleri Teknoloji Tıbbi Laboratuvar Uygulamaları Hakkında Yönetmelik’te belirtilmektedir.
Buna göre laboratuar açabilmek için öncelikle Sağlık Bakanlığından ön izin alınmalıdır. Ön izin uygun görüldükten sonra Yönetmelikte belirtilen şartlara uyum sağlayabilmek için 2 yıllık süre vardır. Bu 2 yıllık süre içinde Laboratuvar ruhsatlandırılmazsa bu ön izin belgesi iptal edilir.
Birden fazla gerçek kişi veya tüzel kişi ortaklığı ile açılacak müstakil tıbbi laboratuvar veya merkezlerde, ortakların tamamının faaliyet alanına uygun uzmanlık belgesine sahip ve Türkiye’de mesleğini icra etmeye yetkili tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji, tıbbi patoloji uzmanı veya 13 üncü maddenin on altıncı fıkrasındaki şartı sağlayan enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji ile tıbbi genetik, çocuk genetik uzmanı olması zorunludur.
Tıbbi Laboratuvar Hizmetleri ve İleri Teknoloji Tıbbi Laboratuvar Uygulamaları Hakkında Yönetmeliğin Ek-11’inde Ruhsata/Faaliyet İzin Belgesine/İzin Belgesine Esas Yerinde İnceleme Ve Değerlendirme Formu altında patoloji laboratuvarında aranacak koşulların neler olduğu ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Bu formda iki ayrı bölüm bulunmaktadır. Birinci bölüm Tıbbi Laboratuvar ve Genetik Hastalıklar Tanı ve Değerlendirme Merkezi Ortak İnceleme Kriterleri ikincisi ise Tıbbi Patoloji Laboratuvarı İnceleme Kriterleri’dir. Bu patoloji laboratuvarının ruhsatlanabilmesi yani açılabilmesi için bu formda belirtilen hem temel hem de özel kriterlerin sağlanması gerekmektedir. Bu forma esas olan Yönetmeliğin 10. Maddesinde bir laboratuvarda aranacak fiziki kriterler, 11. Maddesinde çalışma esasları, 12. Maddesinde personel standartları, 13. Maddede tıbbi patoloji laboratuvarında çalışacak personelin görev ve sorumlulukları düzenlenmiştir. Tıbbi laboratuvarların ruhsatlandırılması ve denetlenmesi Sağlık Bakanlığında olduğu için bu kriterlere uyum sağlanmadan herhangi bir sağlık birimin veya tıbbi bir laboratuvarın açılması veya faaliyette bulunması yasal olarak mümkün değildir. Bu kriterlere uyulmadan faaliyette bulunulması ruhsatsız sağlık hizmeti verme olacak ve ilgililere cezai yaptırım uygulanabilecektir.
Yanıtlayan: Av. Abdullah Hızal
Yayın tarihi: 14.11.2025
Patoloji uzmanlık alanı sağlık hizmetinde her biri çok önem arz eden uzmanlık alanlarından birisidir. Sağlık hizmetinde her bir uzmanlık alanı kendi içinde alt bölümlere ayrılmakla birlikte temel branşların birbirleri ile işbirliği içinde çalışmaları hastaların teşhis ve tedavisinde gerekli temel koşuldur. Patoloji uzmanlık alanı çeşitli laboratuar tekniklerini kullanarak hastalıkların nedenlerini, gelişim süreçlerini ve dokularda oluşturduğu değişikliği inceleyerek hastalıkların tanı ve tedavisinde diğer hekimlere rapor sunar.
Patoloji laboratuar çalışanları bu hizmetleri sunarken kendilerinden beklenen sorumlulukları ve yükümlülüklerini yerine getirmelidirler. Görevlerinin yani sorumluluklarının neler olduğu 05.2014 tarih ve 29007 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Sağlık Meslek Mensupları İle Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş Ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte belirtilmiştir. Yönetmeliğin EK-1B’sinde patoloji tekniklerinin görev ve sorumlulukları düzenlenmiştir ki yukarıda ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Patoloji uzmanı hekimlerin görev ve sorumlulukları ise yine aynı Yönetmeliğin EK-1’nde şöyle düzenlenmiştir:
Tabip ve uzman tabip
a) Tıp ve uzmanlık eğitimi sırasında kazanmış olduğu bilgi, beceri ve tutum çerçevesinde, tıbbi ilke ve yöntemleri uygulayarak birey ve toplumu sağlık sorunlarından, hastalıklardan ve yaralanmalardan koruyucu tedbirleri alır, tanı, tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları yapar ve olası komplikasyonların önlenmesi için çalışır. Ortaya çıkan komplikasyonlarda uygun müdahaleyi yapar, gerektiğinde hastayı sevk eder.
b) Tıp ve uzmanlık eğitimi sırasında kazandığı bilgi ve becerilere ilaveten, mesleği ile ilgili eğitim ve bilimsel faaliyetler yoluyla kazandığı bilgi ve beceriler çerçevesinde sanatlarını icra ederler.
c) Birlikte çalıştığı diğer sağlık meslek mensupları tarafından gerçekleştirilen tıbbi bakım ve uygulamaları planlar, izler ve denetler.
ç) Adli vakalarda ilgili mevzuatlarda tanımlanan iş ve işlemleri yapar.
d) Gerekli gördüğü durumlarda, diğer tabip, uzman tabip veya birimden konsültasyon ister. Konsültasyon istenen tabip veya uzman tabip bu isteğe icabet eder.
e) Başka bir birime veya kuruma sevki gereken hastaların, tıbben gerekli şartlar sağlanarak sevk edildiği birime veya kuruma ulaşımı için gerekli tedbirleri alır.
Herhangi bir hukuksal sorunda ilgilinin unvanına göre kendisinden yapması beklenen görev tanımına aykırı davranıp davranmadığı bilirkişi heyetleri tarafından tespit edilmektedir. Özellikle patoloji uzmanlığı özelinde hatalı teşhis en çok görülen tıbbi hatadır. Patoloji uzmanının görevi, görev tanımına uygun olarak patoloji laboratuarına gelen numunelerin uygun tekniklerle incelemesini yaparak gerekli raporu düzenlemektir. Düzenlemesi gereken bu raporu da mevcut tıbbi standartlar uygun olarak düzenlemesi beklenir. Ancak yaptığı patolojik incelemede hata yaparsa yani yanlış tanı verirse bu durumda cezai ve hukuki sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Benzer şekilde patoloji teknikerlerinin de görev tanımları net olarak düzenlenmiştir. Bu görev tanımında belirtilen görevlerine aykırı davranılması halinde olayın ve ortaya çıkan sonuca göre cezai ve hukuki sorumlulukları söz konusu olacaktır.
Yanıtlayan: Av. Abdullah Hızal
Yayın tarihi: 14.11.2025
Her unvandaki sağlık personelinin görev ve sorumluluklarının neler olduğu ile ilgili Sağlık Bakanlığı tarafından 22.05.2014 tarih ve 29007 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Sağlık Meslek Mensupları İle Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş Ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu Yönetmeliğin Ek-1/B maddesinde patoloji teknikerlerinin görev tanımları şöyle düzenlenmiştir:
Tıbbi Laboratuvar ve patoloji teknikeri
Tıbbi laboratuvar ve patoloji teknikeri tıbbi laboratuvar teknisyeninin görev, yetki ve sorumluluklarına ilave olarak;
Yönetmeliğin bu düzenlemesine göre patoloji teknikerlerinin patoloji laboratuarında patoloji uzmanının şahsen sorumlu olduğu tıbbi tanı koyma işlemleri dışındaki tüm işlemleri bir ekip anlayışı ve iş bölümü içinde yürüteceği ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Yanıtlayan: Av. Abdullah Hızal
Yayın tarihi: 14.11.2025
Dış merkezden materyalin kabulü laboratuvarın en önemli aşamalarından birisidir. Sağlıkta Kalite Standartlarına göre numune kabulünde dikkat edilmesi gereken kalite standartları şöyle belirlenmiştir.
Sağlık Bakanlığı Sağlıkta Kalite Standartlarının SPL03 standartlarına göre numune kabul ve reddinin nasıl olması gerektiği, kabul ve ret durumunda yapılması gerekenler ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Bu standartların son maddesinde kabul ve ret işleminin nasıl yapılacağı ile ilgili olarak bu alanda görevli personele eğitim verilmesi gerektiği net olarak belirtilmiştir. Bu personelin numune kabulünde sürekli olarak görev yapan, değişmeyen ve numune kabul konusunda eğitimli ve tecrübeli olması çok önemlidir. Buna göre dış merkezden gelen bir numunenin kabul ve reddinde sorumluluk öncelikle bu personelin olmakla birlikte bu personelin eğitiminin gerektiği gibi yapılmaması, gerekli tecrübenin kazanılmasına imkân sağlanmadan görevlendirilmesi, sık sık değişmesi gibi hususlarda laboratuar sorumlu hekiminin doğrudan sorumluluğu söz konusu olabilecektir.
Yanıtlayan: Av. Abdullah Hızal
Yayın tarihi: 14.11.2025
Teknik şartname
MADDE 14 – (1) Alınacak malın teknik kriterleri ve özellikleri, ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamede düzenlenir. Teknik kriterlerin ve özelliklerin, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olması, rekabeti engelleyici hususlar içermemesi ve fırsat eşitliğini sağlaması zorunludur. Bu şartnamelerde yerli malı teklif edilmesini engelleyici düzenlemelere yer verilemez.
(2) Teknik şartnamede, varsa ulusal standart ve dengi uluslararası standartlara uygunluğu sağlamaya yönelik düzenleme yapılabilir. Ancak ulusal standardın bulunmaması durumunda sadece uluslararası standart esas alınarak düzenleme yapılabilir.
(3) Teknik şartnamede, belli bir marka, model, patent, menşei, kaynak veya ürün belirtilemez ve belirli bir marka veya modele yönelik özellik ve tanımlamalara yer verilemez. Ancak, ulusal ve/veya uluslararası teknik standartların bulunmadığı veya teknik özelliklerin belirlenmesinin mümkün olmadığı hallerde, “veya dengi” ifadesine yer verilmek şartıyla marka veya model belirtilebilir.
(4) Teknik şartnamede, alım konusu malın ambalajlanması ve etiketlenmesi ile kullanım kılavuzuna yönelik düzenleme yapılabilir.
(5) Teknik şartnamede, alım konusu malın montajı ve satış sonrası servisi ile yedek parçasının sağlanmasına yönelik düzenleme yapılabilir.
(6) Teknik şartnamenin hazırlanmasında, ürünlere ilişkin teknik mevzuatın hazırlanması ve uygulanmasına dair mevzuat göz önünde bulundurulmalıdır.
(7) Teknik şartnamede yapılacak düzenlemelerin, ön yeterlik şartnamesinde veya idari şartnamede ihaleye katılımda yeterlik kriteri olarak öngörülen mesleki ve teknik yeterlik kriterleri ve belgeleriyle uyumlu olması gerekir.
(8) Teknik şartnamedeki düzenlemelerin; ihale komisyonu ile muayene ve kabul komisyonunca yapılacak inceleme ve değerlendirmelerde tereddüt oluşturmayacak şekilde açık olması gerekir.
(9) Özel imalat süreci gerektiren mal alımlarında, yüklenici tarafından öncelikle malın prototipinin idareye sunulmasına ve bu prototipin kabulünden sonra üretiminin yapılmasına yönelik teknik şartnamede düzenleme yapılabilir.
(10) Alım konusu malın niteliği ve bu Yönetmelikte öngörülen düzenlemeler esas alınarak yüklenicinin personel çalıştırmasının öngörülmesi halinde, bu personelin sayısı ve niteliği teknik şartnamede veya sözleşme tasarısında belirtilir.
(11) Özel imalat süreci gerektiren mal alımlarında, malın ilgili mevzuat uyarınca teknik düzenleme kapsamında bulunması ve piyasaya arz edilmesinin belirli kurallara tabi olması durumunda; idare ve yüklenicinin malın uygunluk değerlendirilmesine yönelik yükümlülükleri, teknik şartnamede ve/veya sözleşme tasarısında belirtilir.
(12) Teknik şartnamenin idare tarafından hazırlanması esastır. Ancak, alınacak malın özelliğinin gerektirdiği hallerde ihale yetkilisi tarafından onaylanması kaydıyla, teknik şartname, Kanun hükümlerine uygun olarak danışmanlık hizmet sunucularına hazırlattırılabilir.
Teknik şartname, mal ve hizmet alımı için ihale dosyasında bulunması gereken en önemli belgedir. Dolayısıyla böyle önemli bir konuda teknik şartname hazırlanması konusunda görevlendirilen bir patoloğun öncelikle hem 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hem de Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde başta teknik şartname ile ilgili maddeleri devamında ise bu konu ile ilgili diğer maddeleri gözden geçirmesi faydalı olacaktır. Aksi halde ihalesi ve alımı yapılan cihazın gerekli teknik şartları taşımaması nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiği veya teknik şartnamede tek bir marka ve modele işaret edilmesi gibi cezai sorumluluklara neden olunabilecektir.
Yanıtlayan: Av. Abdullah Hızal
Yayın tarihi: 14.11.2025
Yargı, önüne gelen uyuşmazlığı çözerken bazı araçlar kullanır. Bunlar tanık, bilirkişi incelemesi, keşif, yazılı belgeler, elektronik kayıtlar gibi ispata yarayan her türlü delildir. Tıbbi konularda da mahkemeler davaların çözümünde özellikle tıbbi kayıtlar üzerinden uyuşmazlığı çözümler. Bunun için tıbbi kayıtlar sağlık hizmet sunumunda çok önemlidir. Tıbbi kayıtların tutulması ve saklanmasından idare sorumlu iken sağlık personeli de bu kayıtların zamanında ve doğru olarak doldurulmasından ve içeriğinin doğruluğundan sorumludur. Bu nedenle sağlık hizmetinin her anında hastayla ilgili her türlü işlem kayıt altına alınır. Bu kayıtlar 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 6. Maddesi gereği özel nitelikli kişisel veridir. Bu kayıtların doğruluğu karine olarak kabul edilir.
Patoloji uzmanlık alanında da tıbbi kayıtlar çok önemlidir. Örneğin numunenin teslimi, reddi, kabul zamanı, kim tarafından teslim alındığı, varsa konsültasyon notları, hangi hekim tarafından raporlandığı gibi her türlü işlem tıbbi kayıtlara işlenir. Bu işlemlerin kim tarafından yapıldığının kayıtlara işlenmesi sorumluluğun tespiti için hayati öneme haizdir.
Konumuz özelinde intraoperatif konsültasyonların raporlanmasında da kayıt ve onay sürecinin yukarıda belirtilen ilkelere uygun olarak yapılması gerekmektedir. Konsültasyon formu ekinde gönderilen dokuların durumları, teslim saati, teslim alan, raporu hazırlayan ve sonuç rapor gibi önemli hususlar mutlaka forma işlenmelidir. Bu kayıtlar daha sonra elektronik ortama aktarılırken raporda eklenmelidir.
Yanıtlayan: Av. Abdullah Hızal
Yayın tarihi: 14.11.2025
Panik tanı (Kritik bildirim); hastanın takip veya tedavisinde çok acil bir girişim yapmanın gerekli olabileceği bir bulgu ya da tanı saptandığında, bu tanı veya bulgunun telefon, elektronik veya yazılı mesaj, e-posta, yüz yüze görüşme gibi o anda en hızlı olacağı düşünülen yöntemle ilgili uzman patolog tarafından hastadan sorumlu klinisyen doktora iletilmesidir.
Bu iletinin aynı zamanda yazılı kaydının tutulması da gerekmektedir. Panik tanı, klinik olarak öngörülmeyen ancak hastanın tedavi ve izlemini ciddi ve akut şekilde etkileyecek (tümör ön tanısı olan hastalarda saptanan tüberküloz, mantar gibi enfeksiyon hastalıkları ya da hastanın kontrole gelmesini gerektirmeyecek basit işlemler sırasında tesadüfen saptanan neoplaziler gibi) durumları içeren ve acil olarak klinik hekimine iletilmesi gereken tanıları kapsamaktadır.
Patologlar listenin ana başlıkları içinde düşündükleri her durumu panik tanı olarak tanımlayabilir:
Panik tanı bildirimine ilişkin süreç izlenebilir olmalı, kayıtlarda hastanın adı soyadı, protokol numarası, kliniği, panik tanı sonucu, bildirimi yapan kişi, bildirim yapılan kişi, bildirimin yapıldığı tarih ve saat, bildirimin hangi yolla yapıldığı gibi bilgiler yer alır.
Yanıtlayan: Prof. Dr. Ufuk Usta
Yayınlanma Tarihi: 6 Kasım 2025
Patolojik inceleme, hastaneye başvuran bir hastanın tanısının konulması için (gerek olduğunda) standart bir uygulamadır. Bu nedenle işlem için gerekli onamın hastane veya başvurduğu klinik tarafından alınan genel onam metni içinde yer alması gerekir. Ancak patolojide yapılacak bir araştırma için hastanın dokusu kullanılacaksa ve moleküler genetik inceleme yapılacaksa ayrıca onam alınması gerekir. Her iki durumda da uygulamaya özel onam gerekir. Yapılacak inceleme adı ile birlikte Bu onam metninde ayrıntılı olarak yer almalıdır.
Aydınlatılmış onamda yer alması beklenen ana unsurları şunlardır:
Katılımın gönüllülük esasına dayalı olduğu
İnceleme veya araştırmanın amacı
İnceleme veya araştırmaya katıldığında yapılacak işlemler ve süreleri
Riskler
Gizlilik
Materyal ve/verilerin ileride kullanımı
Olası faydaları
Anlamlı sonuçların katılan kişiye getirisi
Maddi kaynaklar, bütçe, ticarileştirme
Araştırmadan çıkış
Katılım seçenekleri
Hasar olduğunda neler yapılabileceği
İletişim bilgileri
Yanıtlayan: Prof. Dr. Kutsal Yörükoğlu
Yayınlanma Tarihi: 1 Ekim 2025